Helikobakter Pilori Tanısı, Tedavisi ve Risk Faktörleri

Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]

Helikobakteri pilori çomak şeklinde, boyutu 0.6×3.5 mikron olan, çok hareketli ve üremesi yavaş bir organizmadır.

Helikobakter Pilori Tedavisi Nasıl Olur?

Biyopsiyle alınan materyallerde bekletmeden yapılan incelemelerde spiral şeklinde, bekletildikten sonra yapılan incelemelerde ise küre şeklinde olduğu görülmüştür.

Genel olarak bakıldığında her 100 kişiden 70’inin helikobakteri pilori ile enfekte olduğu söylenebilir. Enfeksiyonun sıklığı gelişmiş ülkelerde %10-50, gelişmekte olan ülkelerde ise %80 civarındadır.

Bu durumun en önemli belirleyicisi sosyoekonomik farklılıklardır. Yüksek yaşam standardı, yüksek eğitim düzeyi ve daha iyi sağlık koşullarına sahip olma enfeksiyon sıklığının düşük olmasını sağlamaktadır.

Gelişmekte olan ülkelerde enfeksiyon tipik olarak çocukluk çağında edinilir ve yaşam boyu sürdüğünden yaşlı kişilerin büyük bir kısmında helikobakteri pilori enfeksiyonun uzun dönemdeki sonuçları ortaya çıkar.

Mikroorganizmanın geçiş yolu tam olarak bilinmemekle beraber, insanlar arasında dışkı-ağız veya ağız-ağız yollarıyla (tükrük, salya vb.) bulaştığı düşünülmektedir.

Helikobakteri pilori enfeksiyonu açısından herhangi bir yakınması olmayan aileler üzerinde yapılan çalışmalar, aile bireylerinden birinde H.pilori enfeksiyonu varlığında çocuklarının ve eşinin enfekte olma olasılığı sırasıyla %40 ve %70 civarındayken bireyde H.pilori enfeksiyonu yokluğunda bu oranların oldukça düşük (sırasıyla %5 ve %10) olduğunu göstermiştir.

Helikobakter pilorinin kendi günlük pratiğimde gördüğüm kadarıyla abartılan bir mikrop olduğunu düşünüyorum. Helikobakter pilori midede gastrite neden olan bir mikroptur ancak bizim toplumumuzda 60 yaş üzerindeki popülasyonun yaklaşık %80 inde helikobakter pilori enfeksiyonu vardır.

Genç yetişkinlerde ise günümüzde %40 – 60 oranında helikobakter pozitifliğini kolaylıkla saklayabiliriz ancak her helikobakter pilori enfeksiyonu hastada şikayete neden olmaz. Helikobakter pilorinin tedavi edilebilmesi için bazı şartlar vardır.

Eğer hastada midesinde yada 12 parmak bağırsağında ülseri varsa hasta daha önceden mide kanseri nedeniyle ameliyat olmuş ve helikobakter pilorisi pozitif ise mide lenforması var ise daha önceden hasta ülseri nedeniyle kanama geçirdiyse yada uzun süre aspirin romatizma ilacı gibi bir ilaç kullanacak ise bu hastalarda mutlak bir şekilde helikobakter pilorinin eradike edilmesi antibiyotik tedavisi ile yok edilmektedir.

Her karın ağrısı her şişkinlik her hazımsızlık helikobakter piloriye bağlı değildir.

Enfekte Olma Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?

  • Gelişmekte olan ülkelerde doğmak
  • Düşük sosyoekonomik durum
  • Geniş aileler ve kalabalık yaşam koşulları
  • Sağlıksız yaşam koşulları
  • Kirli besin ve su tüketimi
  • Organizmayı taşıyan kişilerin mide içeriğine maruz kalmak (Sağlık çalışanları ve eşler arasında geçiş)

İlişkili Olduğu Gösterilmiş Hastalıklar

Helikobakteri pilori;

  • Gastrit ve ülser başta olmak üzere değişik mide hastalıklarına neden olabilmektedir;
  • Mide ve oniki parmak barsağı ülseri gelişimi (%17-20)
  • Mide kanseri gelişimi (%1-3)
  • Mide lenf kanseri gelişimi (%1-3)
  • Kronik gastrit, atrofik gastrit ve intestinal meteplazi ( İntestinal metaplazi, mide mukozasında barsak tipi mukoza adacıklarının ortaya çıkmasıdır ve bazı çeşitleri kansere dönüşüm göstermesi nedeniyle yakından takip gerektirir)
  • Ağrı, gaz, şişikinlik, bulantı, yemek sonrası dolgunluk hissi, geğirme,ağız kokusu gibi dispeptik yakınmalar.
 

Helikobakter Pilori Tanısında Kullanılan Testler

helikobakter pilori tanısıEndoskopi (Gastroskopi) yapılması gerekli olan hastalarda edoskopi sırasında alınacak doku örneğinin (biyopsi) hızlı üreaz testi (CLO test) kullanılarak veya histopatolojik inceleme yapılarak incelenmesi ile mide de helikobakter pilori olup olmadığı anlaşılır.

Endoskopi yapılması gerekmiyorsa diğer bir yöntem olan Üre-Nefes Testi veya kanda bu bakteriye karşı oluşmuş antikorların saptanmasına yönelik serolojik testler uygulanabilir.

Üre-nefes testinin yapılabilmesi için son 1 aydır antibiyotik veya mide asidini azaltmaya yönelik bir ilaç kullanmamış olmak gerekir.

Kanda helikobakter pilori karşı oluşmuş antikorların saptanması sadece kişinin bu bakteri ile herhangi bir zamanda karşılaşmış olduğunu gösterir, bakterinin tedavi edilip edilmediği hakkında bilgi vermez.

Bunların dışında dışkıda helikobakter pilori antijeni ve tükrük ve idrarda H.pilori ye karşı oluşan antikorların tesbiti ile de H.pilori varlığı araştırılabilir. Bu amaçla kullanılan değişik testler aşağıdaki tabloda görülmektedir.

Helikobakter Pilori Tedavisi

Herhangi bir yöntemle midede helikobakter pilori enfeksiyonu varlığı gösterildiğinde yol açabileceği olası hastalıklar nedeniyle enfeksiyonun tedavi edilmesi uygun bir yaklaşım olur.Tedavinin temelini mide asit salgısını baskılayan bir ilaç ve en az iki çeşit antibiyotiğin birlikte 7 veya 14 gün süreyle kullanılması oluşturur.Bakterinin antibiyotiklere duyarlı olduğu pH aralığı 6-8 arasında olduğundan tedavi sırasında mide asit salgısının etkin bir şekilde baskılanması gerekir.Tedavi için herhangi bir diyet uygulanmasına gerek yoktur. Uygun tedavi verildiği halde eradikasyon sağlanamayan hastalarda değişik tedavi kürleri uygulanmalıdır.Bu konuda gastroenteroloğunuz size yardımcı olacaktır.Helikobakter Pilori tedavisinin kesin olarak önerildiği durumlar:helikobakter pilori tedavisi
  • Peptik ülser hastalığı
  • MALToma
  • Atrofik gastrit
  • Mide kanseri ameliyatları sonrasında kalan midede enfeksiyon varlığı
  • Birinci derece akrabasında mide kanseri bulunan hastalar
  • Hastanın kendi isteği nedeniyle
  • ITP (İdyopatik trombositopenik purpura)
  • Helikobakter Pilori tedavisinin tavsiye edildiği durumlar:
  • Helikobakter pilori pozitif bulunan fonksiyonel dispepsi (Ağrı, gaz, şişikinlik, bulantı, yemek sonrası dolgunluk hissi, geğirme vb. belirtilerle kendisini gösteren ve altta yatan bir organik hastalığın gösterilemediği durum)
  • Uzun süreli ilaç tedavisi gereken gastroözofagial reflü hastalığı
  • Aspirin ve/veya steroid olmayan antiromatizmal ilaçların uzun süreli kullanımının gerektiği durumlar
  • Nedeni saptanamayan demir eksikliği anemisi
  • Fonksiyonel dispepsi (NUD)
  • Uzun süreli PPI tedavisi
  • Uzun süreli NSAİİ tedavisi
  • Halitosis (Ağız kokusu)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir