Karaciğer Kanseri | Prof. Dr. Çetin KARACA

Karaciğer Kanseri

Karaciğer Kanseri Taraması

Karaciğer kanserleri primer (karaciğerden kaynaklanan kanserler) ve metastatik (başka bir organdaki tümörün karaciğer sıçraması sonucunda ortaya çıkan tümörler) olmak üzere iki ana guruba ayrılır. Karaciğerin metastazik tümörleri genellikle birden çok sayıda olup %80 i sindirim sisteminden kaynaklanan tümörlere bağlıdır. Primer karaciğer tümörleri ise genelllikle hepatoselüler karsinomlar olup kolanjiokarsinom, hepatoblastom ve anjiosarkom daha nadir görülen türlerdir.Primer karaciğer kanserinde tedavinin başarısı erken teşhise bağlı olup cerrahi rezeksiyon yapılabilen hastalarda 5 yıllık yaşam oranı %30 civarındadır.

HEPATOSELÜLER KARSİNOM (Hepatocellular carcinoma) (HCC)

Hepatoselüler karsinom (HCC) giderek artan sıklıkta görülmeye başlayan ve genellikle ileri evrede tanı koyulan bir kanser türüdür. Tüm kanserler içinde 6.sırada yer alır ve dünyada her yıl yaklaşık 600.000 kişi bu kanser nedeniyle yaşamını yitrirmektedir. Avrupa ve ABD’de yıllık yeni hasta sayısı 2-4/ 100.000 dür. Erkeklerde kadınlara göre 2 kat daha sık görülür. Asya ve Güney Afrika’da görülme sıklığı artmakta ve 100/100000 e ulaşmaktadır. HCC’un yeryüzündeki dağılımı, Hepatit B epidemiyolojisi ile paralellik göstermektedir. Hastalık batı ülkelerinde genellikle 50-60 yaş civarında görülürken hastalığın daha sık görüldüğü Asya ve Afrika’da daha genç yaşlarda (25-35) ortaya çıkmaktadır.

HCC oluşumuna yol açan nedenler nelerdir?

Karaciğer sirozlu hastalarda yıllık HCC karsinom gelişme oranı %5 civarındadır ve bu hastaların 1/3 inde HCC gelişir. Bu nedenle hepatit B ve hepati C virüsü ile enfekte olan hastaların ve diğer nedenlere bağlı kronik karaciğer hastalığı bulunan hastaların yılda 2 kez ultrasonografik inceleme ve kanda alfafetoprotein (AFP) ölçümü ile HCC gelişimi bakımından izlenmeleri gerekir.
• Hepatit B Virüsü
• Hepatit C Virüsü
• Alkolik Siroz
• Hepatik Adenom
• Aflatoksinler
• Wilson Hastalığı
• Bitkisel alkaloidler
• Oral Kontraseptifler
• Androjenik Steroidler
• Vinyl Chloride
• Kontrast Maddeler (Thorotrast)

HCC un belirtileri nelerdir?

Kilo kaybı, halsizlik, iştahsızlık, karın sağ üst kadranda ağrı ve ateş hastalığın başlıca bulgularıdır. Karında sıvı toplanması (ascites) ve karaciğerde büyüme olabilir. Özellikle karaciğer sirozu olan bir hastada ani kilo kaybı ve sarılığın ortaya çıkması HCC gelişimini akla getirmelidir.

HCC nasıl teşhis edilir?

Laboratuar:
HCC lu hastaların büyük bir çoğunluğunda serumda bir tümör belirteci olan alfa-fetoprotein (AFP) seviyesi yükselmiştir. Kanda ölçülen AFP seviyesinin 10 un üzerinde bulunması halinde hasta HCC yönünden incelenmelidir. Karaciğer fonksiyon testlerinde ( Alkalen fosfataz, GGT, bilüribinler, LDH) değişik oranlarda artışlar olabilir (Bkz. Karaciğer fonksiyon testleri ). Kronik karaciğer hastalığı olan bir hastada LDH ve alkalen fosfataz seviyesindeki ani yükselmeler HCC u düşündürmeli ve karaciğer görüntülemesi ile birlikte kanda AFP seviyesi kontrol edilmelidir.

Görüntüleme Yöntemleri

Karaciğerdeki lezyonu görüntülemek için; Ultrasonografi (US),Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme yöntemleri kullanılır.
US özellikle yüksek riskli gruplarda bir tarama testi olarak kullanılır. US ile karaciğerdeki tümör ve tümörün karaciğerdeki büyük damarlara (vena porta ve vena hepatika) yayılımı gösterilebilir. Ayrıca tanı için US altında ince iğne biyopsisi de yapılabilir ancak günümüzde görüntüleme yöntemlerinin gelişmiş olması ve biyopsi yoluna ekim riski nedeniyle bu yöntem giderek daha az kullanılmaktadır. MR tümörün karaciğer içindeki diğer yapılara yayılımını gösteren en iyi yöntemdir. Şüpheli durumlarda ve anatomik varyasyonların saptanması amacıyla hepatik Anjiografi den faydalanılır.

HCC da evreleme

HCC un evrelenmesinde aşağıda görülen değişik evreleme sistemleri kullanılır. Evreleme, hastaya uygulanacak tedavinin seçimine karar verilmesini sağlar.

Tedavi

Tümörün cerrahi olarak çıkarılması (Karaciğer Rezeksiyonu):
HCC da hastalar genellikle ileri evrede başvurduğundan cerrahi tedavi (rezeksiyon) hastaların ancak %10-20 sinde mümkün olmaktadır. Tümör çapı 5cm den küçük olan hastaların cerrahi tedavi açısından değerlendirilmesi tavsiye edilirse de genelde kabul edilen görüş rezeksiyon için tümör çapının 2cm ve altında olmasıdır. Rezeksiyon için tümör karaciğere sınırlı olmalı, uzak metastaz bulunmamalı, portal veya hepatik venlerde tromboz gelişmemiş olmalı ve karaciğer kapasitesi yeterli olmalıdır. Çoğu HCC’lu hastada altta yatan siroz ve rezeksiyon sonrası kalan karaciğerde yetersizlik gelişmesi (dekompansasyon) riski nedeniyle ameliyat öncesinde rezeksiyon için dikkatli bir değerlendirme gerekir. Rezeksiyon sonrasında kalması gereken minimal karaciğer boyutu normal karaciğer varlığında karaciğerin %25’i, sirozlu karaciğerde ise %50’si olmalıdır. Neyazıkki sirozlu hastalarda rezeksiyon sonrasında tümör nüksü (rekürrens) sıklığı 5 yıl içinde %50-70 civarındadır. Bu da çoğunlukla primer tümörün karaciğer içinde yayılımına ( %70-80), az bir kısmı da yeni oluşan tümörlere (de novo tümör) bağlıdır (%30-40). Rezeksiyon sonrasında hastaların ancak %30 u 5 yıl hayatta kalabilmektedir.

Puanla:

[Toplam:1    Ortalama:4/5]

Prof. Dr. Çetin KARACA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir