Crohn Hastalığı | Prof. Dr. Çetin KARACA

Crohn Hastalığı

Crohn hastalığı, sindirim sisteminin ağız boşluğu ile kalın bağırsak arasındaki tüm bölümlerini tutabilen iltihabi bir bağırsak hastalığıdır.
Sıklıkla hastalığın ince bağırsağın son kısmını (terminal ileum) ve kalın bağırsağın başlangıç bölümünü (çekum yada kör bağırsak) tuttuğu bilinmektedir. Olguların % 40-55’inde ince bağırsağın son kısmı ile kalın bağırsağın başlangıç bölümünde, % 15-25’inde sadece kalın bağırsakta, % 25-40 oranında sadece ince bağırsağın son kısmında yer alır.
Crohn hastalığının nedeni çoğu zaman bilinmemektedir, ancak sıklıkla vücuttaki iltihabi (enflamatuvar) kimyasal medyatörlerin dengesizliği sonunda olduğu düşünülmektedir. Günümüzde, kalıtımsal (NOD2 geni), mikrobik (Mikobakterium paratüberkülozis, Psödomonas ve Listeria), bağışıklık sistemi ile ilgili (interlökinler ve tümor nekrotizan faktör
TNF), çevresel faktörlerle (sigara kullanımı), diyete bağlı, damarsal nedenler ve stres ile oluşabildiği ileri sürülmektedir.

Crohn hastalığı ne sıklıkta ve kimlerde görülür?

Crohn hastalığı, ortalama 100.000’de bir kişide görülür.
Asya ve Afrika kıtalarında, diğer kıtalara göre biraz daha sıktır. Kuzeydeki ülkelerde son 50 yılda özellikle kalın bağırsakta görülme sıklığı artmıştır.
Kentlerde ve üst sosyo-ekonomik grupta kırsal kesime oranla daha sık görülür.
Beyazlarda siyahlara göre Crohn hastalığı daha sık görülür.
Crohn hastalığı, Yahudi toplumunda tüm kıtalarda diğer toplumlara göre 2-4 kat daha sıktır.
Kadın ve erkeklerde görülme sıklığında belirgin bir fark yoktur.
Crohn hastalığı’nın 15-30 yaş ve 60-80 yaş gruplarında artış gösterdiği bilinmektedir.

Crohn hastalığı vücutta ne tür sorunlara yol açar?

Bağırsağa ait sorunlar

Bağırsakta ülserler: bağırsağın kripta adı verilen bölümlerinde ülserler ve granülom adı verilen şişlikler oluşturur.
Bağırsakta darlık: Bağırsağın tüm katmanlarını tutan iltihabi gelişme yaratır ve bağırsakta darlık, ödem ve bağırsak tıkanıklığı oluşturabilir. Özellikle, rektum adı verilen bölümün tutulumu durumuna proktit adı verilir ki, bu durum makat darlığına neden olabilir.
Bağırsakta emilim bozukluğu (malabzorpsiyon): Bu durum protein, yağ, safra ve kalori emilim bozukluğuna yol açabilir.
Bağırsak fistülü: Crohn hastalığı, bağırsaktan dışarıya sızıntı veya fistül oluşturabilir. Bunun sonucunda bağırsakta delinmeler ve apseler meydana gelir. Crohn hastalığına bağlı bağırsak fistülleri sıklıkla; bağırsak ile bağırsak arasında (entero-enterik fistül), bağırsak ile mesane veya sidik torbası arasında (entero-vezikal fistül), bağırsak ile hazne arasında (rektovajinal fistül), kalın bağırsak ile mide arasında (gastro-kolik fistül) ve bağırsak ile deri arasında (entero-kutanöz fistül) olabilirler. İnce bağırsağın son kısmı ve kalın bağırsağın başlangıç kısmının tutulduğu Crohn hastalığı olgularında % 15 oranında, ve kalın bağırsak ile rektum’un tutulduğu olguların % 92’sinde bağırsak fistülü geliştiği belirlenmiştir.

Makat fistülü: Bağırsak fistüllerine ek olarak, Crohn hastalarının % 15-30’unda komplike makat fistülleri ve apseleri belirlenir. Makowiec ve ark. çalışmasında Crohn hastalarında makat fistülü varlığında iki yıl içinde % 35-60 oranında nüks ettiği belirlenmiştir. Bu hastalarda sıklıkla seton yöntemi ile tedavi tercih edilir ve uzun süre yerinde bırakılır. Whelan ve ark. Crohn hastalarının % 90’ının yaşam süresince en az bir kez makat bölgesi (anorektal bölge) ile ilgili ameliyat geçirdiklerini saptamışlardır.
Makattan kanama: Crohn hastalığında bağırsaktaki iltihabi olay nedeni ile makattan şiddetli kanamalar meydana gelebilir ve bu hastaların % 40’ında ameliyat ile bağırsağın sorunlu olan bölümünü çıkartmak (segmenter rezeksiyon) gerekebilir.
Bekçi meme: olguların % 40-70’inde bekçi meme yada diğer adları ile, ”nöbetçi meme”, ”sentinel pile” veya ”skin tag” bulunur.
Makat çatlağı: Crohn hastalığı olgularının % 20’sinde makat çatlağı bulunur ve bu olgulardan özellikle ağrılı olanlarında makat apsesi olasılığı mevcuttur.

Diğer sorunlar

Böbrek taşı oluşumunu arttırabilir.

Deri hastalıkları: % 2-34 oranında deride eritema nodozum, pyoderma gangrenozum ve sedef hastalığı (psöriatik eritem) adı verilen şişliklere neden olabilir.
Eklem ve kemik hastalıkları: % 4-18 oranında özellikle büyük eklemlerde artrit, ankilozan spondilit adı verilen eklem iltihaplarına neden olabilir. Benzer şekilde, hastaların % 10-15’inde kemik erimeleri (osteoporoz) izlenir.
Ağızda aftlar gelişebilir.
Göz bozuklukları: gözde episklerit, rekürran irit ve uveit adı verilen sorunlara neden olabilir.
Damar sorunları: portal ven trombozu gibi damarlarda tıkanıklığa (trombo-emboli) neden olabilir.
Karaciğer ve safra yolu sorunları: Safra kanallarında sklerozan kolanjit adı verilen safra yolu darlığı gelişebilir ve safra taşı sıklığı artar. Karaciğer iltihabı (kronik aktif hepatit) ve karaciğer sirozuna eğilimi arttırır.
Crohn hastalığı nasıl sınıflandırılır?
Crohn hastalığı sınıflandırmasında güncel olarak Montreal kriterleri kullanılmaktadır.
Hastalık bölgesine göre

L1: İnce bağırsağın son kısmında (terminal ileum) – % 20-27
L2: Kalın bağırsakta – % 23-48
L3: Hem ince bağırsak, hem de kalın bağırsakta – % 23-43
L4: Üst sindirim sisteminde (yemek borusu, mide, oniki parmak bağırsağı) – % 2
Solberg ve ark. Norveç’te gerçekleştirdikleri çalışmada, Crohn hastalarının % 27’sinin L1, % 48’inin L2, % 23’ünün L3 ve % 2’sinin L2 grubunda yer aldığı belirlenmiştir. Jess ve ark. Danimarka’da gerçekleştirdikleri çalışmada L2 grubundaki hastaların oranı % 30-43 arasında olarak saptanmıştır. Lakatos ve ark. Macaristan’da gerçekleştirdikleri çalışmada ise, L1 grubu % 20, L2 grubu % 35, L3 grubu % 43 ve L4 grubu % 2 olarak belirlenmiştir. Ng ve ark. Asya ve Avustralya kıtalarında gerçekleştirdikleri çalışmalarında benzer sonuçlar tespit etmişlerdir.
Hareket şekline göre
B1: Darlık ve delinme yok (% 68-81)
B2: Darlık mevcut (% 5)
B3: Delinme mevcut (% 14)
Thia ve ark. Mayo Clinic’te gerçekleştirdikleri çalışmalarında, Crohn hastalığı olgularının, % 81’inin B1 grubu, % 5’inin B2 grubu ve % 14’ünün B3 gurubu olduğunu belirlemişlerdir. Avrupa’da gerçekleştirilen ECCO-EpiCom çalışmasında, benzer şekilde hastaların % 68-75’inin B1 grubunda yer aldığını ve % 10’unda ise makat bölgesinde hastalık olduğu saptanmıştır.

Puanla:

[Toplam:132    Ortalama:3.1/5]

Prof. Dr. Çetin KARACA

Comment (1)

  • Semra kardesler cevap

    Slm hocam oglum 14 yasinda goruldu salofak 500 le tedavi oluyor su an 36 yasinda sigara kullanmiyor genelde sakincali gida tuketmiyor ancak her gun olmasa bir iki kadeh icki aliyor zaten icki cok faydali olmasada oglumu zarari cokmu sevhiler,,

    Aralık 9, 2018 , 7:16 pm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir