Kolon Kanseri | Prof. Dr. Çetin KARACA

Kolon Kanseri

Kalın bağırsak veya kolon kanseri, dünyadaki en yaygın kanserler arasında yer alır ve yaklaşık her 2,000 kişide bir görülür. En sık 50 yaşın üzerindeki kişilerde görülür ve cinsiyet farkı gözetmez. Bu kanserler bazı hücrelerin uygun olmayan şekilde (anarşik) çoğalması ile gelişirler. Bu tümörler iyi huylu (sıklıkla polip) ve kötü huylu (kanser) şeklinde olabilirler. İnce bağırsak yaklaşık 4-6 metre uzunluğunda iken, kalın bağırsak 1.5 metre kadar uzunluktadır. Kalın bağırsak su ve yararlı olan besinlerin emildiği organdır. Son 15 yılda, tarama testlerinin artması ile kalın bağırsak kanserleri erken evrede belirlenmekte ve ölüm oranları da düşmektedir. Kalın bağırsak kanserlerinin % 70’i kalın bağırsağın sol yarısında, % 25’i sağ yarısında ve % 5’i ise her iki yarısında da (senkron tümör) yer alır. Amerikan Kanser Enstitüsü 2006 yılı istatistiklerine göre, kalın bağırsak kanseri; erkeklerde prostat kanseri ve akciğer kanserini takiben üçüncü sırada ve kadınlarda ise meme kanseri ve akciğer kanserini takiben yine üçüncü sırada görülen kanser türüdür ve yaşam boyu kolon ve rektum kanserine yakalanma riski ortalama % 5’tir. Dünya Sağlık Örgütü istatistiklerine göre, 2008 yılında dünya genelinde 1 milyonun üzerinde yeni bağırsak kanseri olgusu tespit edilmiştir.

Senkron ve metakron kalın bağırsak kanseri ne anlama gelir?

Kalın bağırsakta eş zamanlı olarak iki farklı bölgede kanser belirlenmesine ‘’senkron bağırsak kanseri’’ adı verilir ve bu tür tümörlere % 2-12 oranında rastlanır. Buna tipik bir örnek eş zamanlı olarak, kalın bağırsağın hem sağ yarısında, hem de rektum bölgesinde kanserolmasıdır. Kalın bağırsakta, farklı zamanlarda ve farklı bölgelerde kanser çıkmasına ise ‘’metakron bağırsak kanseri’’ adı verilir. Rektum kanseri tedavisi gören bir hastada, beş yıl sonra kalın bağırsağın sağ yarısında kanser belirlenmesi buna uygun bir örnektir. Bağırsak kanserinin karaciğere sıçraması veya metastaz yapması ise farklı bir durumdur.

Rektum kanseri nedir?

Kalın bağırsağın en uzun kısmı olan kolonda ortaya çıkan kanserlere kolon kanseri ve makata yakın olan son kısmında ortaya çıkan kanserlere ise ‘rektum kanseri’ denir.

Kalın bağırsak kanseri kısa sürede mi gelişir?

Kalın bağırsak veya kolon kanserlerinin gelişmesi çoğu kez 3-5 yıl arasında zaman alır ve % 60 oranında bağırsak içindeki polip adı verilen iyi huylu urlardan veya Crohn hastalığı yada ülseratif kolit gibi bazı iltihabi kalın bağırsak hastalıklarından gelişirler. Düzenli olarak yaptırılankolonoskopi tetkiklerinin özellikle polip zemininde gelişen bağırsak kanseri olgularını önlemedeki rolü büyüktür. Bu tümörler yayılma yada sıçramalarını yakınlarındaki lenf damarlarına, toplar damarlara, karaciğer, kemik, prostat, mesane veya rahim gibi komşu organlara yapabilirler. Kalın bağırsak kanserlerinin % 95’i adenokarsinom grubundandır.

Kimler kalın bağırsak kanseri açısından risk grubundadır?

Yaş: 50 yaşın üstündeki kişiler
Ailevi: Ailede birinci derecede akrabalarda, kalın bağırsak kanseri olan kişilerde kalın bağırsak kanseri riski 1.8 kat artar
Ailevi polipozis hastalığı: familyal adenomatozis polipozis – FAP, Lynch sendromu (HNPCC veya kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanser) olgularında ise bağırsak kanserine ek olarak rahim kanseri veya yumurtalık kanseri de bulunur.
Peutz-Jeghers sendromu olan hastalarda yaşam boyu % 20 oranında bağırsak kanseri gelişme riski vardır.
Yüksek yağ ve kalorili (özellikle hayvansal yağlar) diyetle beslenen kişiler
Düşük lifli diyetle beslenme: Sağlıklı bir beslenmede günde 20-35 gr arasında lif tüketilmelidir. Bingham ve ark. çalışmasında, günde 17 gr’dan az lif tüketenlerde bağırsak kanseri riskinin arttığı saptanmıştır.
Kırmızı et: Her gün düzenli kırmızı et tüketimi ile kalın bağırsak kanseri riski 1.5 kat artar
Kalın bağırsak polipleri veya kanseri olan kişiler
Yumurtalık, rahim veya meme kanseri öyküsü olan kadınlar
İltihabi bağırsak hastalığı: ülseratif kolit ve Crohn hastalığı varlığında 10 yıldan uzun süreden beri iltihabi bağırsak hastalığı varlığında kalın bağırsak kanseri riski 2-3 kat artar. Eaden ve ark. 54.478 hastayı kapsayan ülseratif kolit ile ilgili 114 bilimsel çalışmayı inceledikleri meta-analizde; 10 yılında sonunda % 2 oranında, 20 yılında sonunda % 8 oranında ve 30 yılın sonunda % 18 oranında bağırsak kanseri riski geliştiği bildirilmiştir. Buna karşın, Bernstein ve ark. 2.672 ülseratif kolit hastasını incelediklerinde, bağırsak kanseri gelişme riskini % 0.16 ve rektum kanseri gelişme riskini ise % 0.06 olarak belirlemişlerdir.
Obezite: aşırı kilolu olmak ve spor yapmamak, kalın bağırsak kanseri riskini 1.5-2 kat arttırır. Çağımızın hastalığı olan obezitenin, Avrupa ülkelerinde son 10 yılda 60-65 yaş grubunda % 20’den % 30 düzeyine çıktığı belirlenmiştir.
Şeker hastalığı: % 40 oranında riski arttırır, aynı şekilde insülin direnci olması da riski arttırır.
Sigara tüketimi
Alkol: Vogel ve ark. çalışmasında düzenli olarak günde 10 gr alkol tüketimi ile kalın bağırsak kanseri riskinin 1.5 kat arttığı belirlenmiştir.
Uzun süreli olarak gece vardiyasında çalışmak
Tüm bu verilere rağmen, bağırsak (kolon) kanseri ve rektum kanseri gelişen kişilerin % 75’inde hiçbir risk faktörü belirlenmemiştir.

Kimler kalın bağırsak kanseri açısından düşük risk grubundadır?

Kişisel veya ailesel bağırsak kanseri öyküsünün olmaması
Birinci derece akrabalarda bağırsak kanseri öyküsünün olmaması
Birinci derece akrabalardan birisinde 45 yaştan sonra bağırsak kanseri öyküsünün olması
Bu grupta risk altında olmayan kişilere oranla iki kat risk bulunur.
Bu gruptaki kişilere dışkıda gizli kan testi ve kolonoskopi önerilir.
Kimler kalın bağırsak kanseri açısından orta derecede risk grubundadır?
Birinci derece akrabalardan birisinde 45 yaştan önce bağırsak kanseri öyküsünün olması
Birinci derece akrabalardan ikisinde yaştan bağımsız olarak bağırsak kanseri öyküsünün olması
Bu grupta risk altında olmayan kişilere oranla altı kat risk bulunur.
Bu gruptaki kişilere 35-40 yaş civarında kolonoskopi önerilir ve 55 yaş civarında tekrarlanır.
Kimler kalın bağırsak kanseri açısından yüksek risk grubundadır?
Aile bireylerinden birisinde ailevi polipozis hastalığı olması (familyal adenomatozis polipozis – FAP)
Aile bireylerinden birisinde HNPCC (kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanser veya Lynch sendromu) bulunması
Üç veya daha fazla birinci ve ikinci derecede akrabalarda kalıtsal bağırsak kanseri olması
Bu gruptaki kişiler % 50 gibi risk altındadır.

Puanla:

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Prof. Dr. Çetin KARACA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir