Barrett Özofagusa Mukozektomi, Radyofrekans Uygulaması | Prof. Dr. Çetin KARACA

Barrett Özofagusa Mukozektomi ve Radyofrekans Uygulaması

İlk kez 1950 yılında, bir İngiliz hekim olan Norman Rubert Barrett British Medical Journal adlı tıp dergisinde yayınladığı vaka ile Barrett özefagusunu tanımlamıştır. Barrett özofagusu (Barrett epiteli veya Barrett metaplazisi olarak ta adlandırılır) yemek borusunun iç yüzeyini kaplayan epitel dokunun yerini mide ve/veya barsakların iç yüzünü örten dokuya benzer bir dokunun alması (metaplazi) olarak tanımlanabilir. Hastalığı genç yaşta ortaya çıkan, gece uyku sırasında reflü semptomları olan, reflü nedeniyle kanama geçiren veya kronik reflü nedeniyle yemek borusunun alt ucunda daralma oluşan hastalarda daha sık görülmektedir. Barrett dokusu endoskopi sırasında görülebilir ama sadece endoskopik tanı güvenilir değildir, kesin teşhis için doku örneği alınarak histopatolojik inceleme yapılması gerekir (biyopsi). Barrett epitelinde kanser gelişimi öncesinde (prekanseröz), displazi olarak adlandırılan ve ancak biyopsi ile anlaşılabilen bazı değişiklikler olabilir.

BARRETT ÖZOFAGUSU NASIL TEDAVİ EDİLİR?

İlaç tedavisi Barrett metaplazisini ortadan kaldıramaz ancak mide asit salgısını baskılayan ilaçların etkin dozda kullanılması ve uygun vakalarda yapılacak cerrahi girişim Barrett Özofagusu varlığında kanser gelişme riskini azaltabilir. Günümüze Barrett metaplazisini ortadan kaldırmaya ve tedavi etmeye yönelik bazı endoskopik yöntemler bulunmaktadır (Argon plazma koagülasyonu, fotodinamik tedavi (HALO) vb.). Bu yöntemler ancak tecrübeli merkezlerde uygulanabilir ve bu yöntemlerin kanseri önlemedeki etkinlikleri kesin değildir.

Barret özofagusunda rayofrekans ablasyonu tedavisi

Barret’s özofagusu histopatolojik olarak özofagusun alt ucundaki mukozanın özelleşmiş intestinal metaplazi dokusuyla yer değişmesine denir. Bu reflünün bir sonucudur.
Geleneksel olarak yüksek yüksek grade displazi veya intra mukozal kanser gelişen Barret’s özofagusu vakalarında özefajektomi yapılır iken düşük grade displazisi olan vakalarda veya non displastik Barret’s özofagusu vakalarında ise endoskopik olarak takipler önerilirdi. Bu her iki metodunda kendince dezavantajları görüldükçe daha az invazif endoskopik tedaviler geliştirilmiştir. Özefajektomi cerrahisinin morbidite mortalitesinin yüksek olması, aralıklı endoskopik taramaların ise kanser odaklarını atlama veya ara sürede kanser gelişmesinin farkedilememesi veya geç fark edilmesi gibi dezavantajları vardı.
Barret’s özofagusu için radyofrekans ablasyon metodu endoskopik olarak yapılan vaat edici bir metottur. Primer olarak dairesel şeklinde ablasyon yapılıp daha sonra sekonder olarak endoskop aracılıklı özel cihazlarla kalan doku yakılır.
Foto dinamik tedavi ve argon plazma koagülasyonu tedavisine göre bu metotta gömülü Barret’s özofagusu mukozası artığı görünmez. İlk iki metotta ” burried Barret’s özofagusu ” denilen mukoza altında gömülü Barret’s özofagusu odakları kalabilmektedir.
Barret’s özofagusunda Radyofrekans ablasyonun endikasyonları
İntra mukozal karsinom veya yüksek grade li displazi olan Barret’s özofagusu vakalarında endoskopik mukozal rezeksiyon uygulandıktan sonra veya visibl lezyon endoskopik mukozal rezeksiyon ile tedavi edildikten sonra radyofrekans ablasyon uygulanabilir. Sadece tek başına radyofrekans ablasyonu önerilmez.
Endoskopik mukozal rezeksiyon sonrasında alınan dokunun incelenmesinde submukozal tutulum var ise bunlarda %15- 30 oranında çevresel lenf nodlarına yayılım sözkonusu olabilir bu vakalar cerrahiye verilmelidir. Öte yandan sadece intra mukozal karsinom olan vakalarda ise radyofrekans ablasyonuna uygun adaylardır. Bu hastalarda radyofrekans ablasyon uygulanabilir.

Puanla:

[Toplam:1    Ortalama:5/5]

Prof. Dr. Çetin KARACA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir