Mide Kanseri: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri
Mide kanseri, midenin iç yüzünü kaplayan mukozadan kaynaklanan ve büyük çoğunluğu adenokarsinom tipinde olan bir kanser türüdür. Dünya genelinde en sık görülen beşinci kanser ve kansere bağlı ölümlerin beşinci sebebidir. Başlıca risk faktörleri Helikobakter pylori enfeksiyonu, tuzlanmış ve tütsülenmiş gıdalarla beslenme, sigara, alkol ve ailede mide kanseri öyküsüdür.

Изображение носит иллюстративный характер и не является фотографией нашего врача или реального пациента.
Mide kanseri hangi bölüm bakar?
Mide kanserinde tanıyı Gastroenteroloji koyar; tedavi Genel Cerrahi ve Tıbbi Onkoloji ile birlikte planlanır.
Какой специалист чем занимается
- Gastroenteroloji:
- Endoskopi ile tanı, biyopsi alınması ve erken evre lezyonlarda endoskopik tedavi bu bölümün alanıdır.
- Genel Cerrahi:
- Midenin tümüyle veya kısmen çıkarılması ve lenf bezi diseksiyonu cerrahi ekiplerce yapılır.
- Tıbbi Onkoloji:
- Ameliyat öncesi ve sonrası kemoterapi ile ilerlemiş hastalığın ilaç tedavisi bu bölümce yürütülür.
Когда нельзя ждать
Kan kusma, siyah dışkı, yutma güçlüğü veya hızlı kilo kaybı varsa vakit kaybedilmeden başvurulmalıdır.
Mide kanseri, büyük çoğunluğu (%85) midenin iç yüzünü kaplayan mukoza adı verilen kısımdan kaynaklanır ve adenokarsinom olarak adlandırılır. Mide, karnın üst kısmında yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında yer alır. Skuamöz karsinomlar, lenfomalar (lenf dokusundan gelişen kanserler) ve kas tabakasından gelişen tümörler (sarkomlar, leyomyomlar vb.) daha nadir görülür.
Mide kanserlerinin yaklaşık %40'ı midenin çıkış bölgesine yakın alt kısımlarında (antrum), %40'ı midenin orta kısmında (korpus), %15 kadarı da yemek borusuyla bağlantı kısmı olan midenin üst kısmından (kardia) köken alır. Hastaların küçük bir kısmında (%10) midenin birden fazla bölgesinde aynı anda tümör oluşabilir. Mide kanserleri komşuluk yoluyla yemek borusu, ince bağırsak ve pankreas gibi komşu organlara; lenfatik yolla lenf nodlarına; kan yoluyla da vücudun diğer bölgelerine yayılabilir.
Mide kanserleri makroskopik görünümüne göre polipoid (tip 1), ülserli (tip 2), ülsero-infiltratif (tip 3) ve diffüz infiltratif (tip 4) olarak sınıflanır — bu sınıflama Borrmann sınıflaması olarak bilinir. Mide kanserlerini intestinal ve diffüz tip olarak iki gruba ayırmak da mümkündür (Lauren sınıflaması). İntestinal tip beslenme alışkanlığıyla ilişkili görünmekte olup sırasıyla yüzeyel gastrit, atrofik gastrit, intestinal metaplazi, displazi ve in situ kanser aşamalarından geçerek kanser oluşumuna yol açar. Diffüz tip ise daha genç yaşta görülür, çevresel faktörlerle ilişkisi azdır ve genetik faktörler daha ön plandadır.
Mide Kanseri Hangi Sıklıkta Görülür?
Dünya Sağlık Örgütü bünyesindeki Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın (IARC) GLOBOCAN 2022 tahminlerine göre mide kanseri, dünya genelinde en sık görülen beşinci kanser ve kansere bağlı ölümlerin beşinci sebebidir; yılda yaklaşık bir milyon yeni olgu ve yaklaşık 660 bin ölüm bildirilmektedir. Geçmiş on yıllarda mide kanseri kansere bağlı ölümlerde çok daha üst sıralarda yer alıyordu; sıralamadaki bu gerileme, hastalığın dünya genelinde azalan sıklığını yansıtır. Buna karşın mide kanseri hâlâ önemli bir sağlık sorunudur ve sindirim sistemi kanserleri içinde kalın bağırsak kanserinden sonra en sık görülenlerdendir.
Hastalığın sıklığı Doğu Asya (özellikle Japonya, Kore, Çin), Doğu Avrupa ve Güney Amerika'da en yüksektir. Erkeklerde mide kanseri kadınlara göre yaklaşık iki kat sık görülür ve sıklık ileri yaşla birlikte belirgin şekilde artar. Midenin giriş kısmından kaynaklanan kanserler (kardia kanserleri) diğer bölgelerdekinden farklı bir seyir izler; bu grupta reflü ve obeziteye bağlı bir artış eğilimi bildirilmiştir.
Mide Kanseri Nasıl Oluşur?
Vücudumuzda sağlıklı hücreler düzenli bir şekilde bölünür ve büyür. Bu işlem DNA adı verilen ve her hücrede bulunan genetik materyal tarafından kontrol edilir. DNA'daki bazı genler hücrenin doğru zamanda bölünmesini ve gerektiğinde doğru zamanda ölmesini düzenler. Bazen bu genlerde aşırı hücre çoğalmasına yol açacak yapısal değişiklikler oluşabilir (mutasyon).
Bir takım genler ise gerektiğinde bu DNA materyalinin onarımının sağlanması görevini üstlenmiştir (tamirci genler). Bu tamirci genlerin fonksiyonu yetersiz olduğunda, herhangi bir şekilde hasarlanmış olan DNA onarımı yapılamayacağından kontrol dışı hücre bölünmesi ve çoğalması meydana gelebilir. Bu da habis hücrelerin oluşturduğu bir kitle olan tümörün gelişimine yol açar.
Mide Kanseri Gelişiminde Risk Faktörleri Nelerdir?
Midedeki hücrelerde genetik ve yapısal değişikliklere sebep olarak kanser gelişimine yol açabileceği düşünülen bazı faktörler şunlardır:
- Mide Ameliyatı Öyküsü: Peptik ülser tedavisi için ameliyat olanlarda (günümüzde ender uygulanmaktadır) midenin alt bölümü çıkarılarak mide ve bağırsaklar birbirine bağlanır; bu da bağırsaklardan gelen safranın doğrudan mideye ulaşmasına sebep olur. Safranın midede oluşturduğu kronik tahriş kanser oluşumuna yol açabilir. Genellikle ilk 20 yılda kanser gelişme riski en fazladır.
- Adenomatöz Mide Polipleri: Mide polipleri, mide kanseri hastalığı için risk faktörleri arasındadır.
- Ailevi Kanser Sendromları: Kalıtsal polipozis dışı kolorektal kanser (Lynch sendromu) ve ailesel adenomatöz polipozis, mide kanseri riskinin arttığı kalıtımsal hastalıklardandır. Mideye özgü olan tablo ise CDH1 geni değişiklikleriyle seyreden kalıtsal diffüz mide kanseri sendromudur; bu sendromda mide kanseri riski çok yüksektir ve ailede ayrıca meme kanseri görülebilir. Ailesinde genç yaşta veya birden çok kişide mide kanseri bulunanlarda genetik danışmanlık değerlendirilmelidir.
- Aile Hikâyesi: Ailesinde mide kanseri olanlarda mide kanseri görülme riski daha fazladır. Ancak burada iki tür mide karsinomu birbirinden ayrı tutulmalıdır: öncelikle sınırlı olarak büyüyen intestinal tür ve daha kötü huylu olup hızla çevredeki dokuları saran diffüz tür. İntestinal türde beslenme faktörleri, diffüz türde ise genetik faktörler ön plandadır.
- Pernisiyöz Anemi: Bu hastalık genellikle atrofik gastrit denilen ve midenin, asit ile B12 vitamininin emilimini sağlayan intrinsek faktör (IF) adlı proteini üretemediği bir durumla birliktedir. Pernisiyöz anemi B12 vitamini enjeksiyonlarıyla kolaylıkla tedavi edilse de bu hastalarda mide kanseri riskinde artış söz konusudur.
- Helikobakter Pylori Enfeksiyonu: Dünya nüfusunun büyük bir kısmı bu bakteriyle enfekte durumdadır. Bakteri, midenin iç yüzünü saran mukus tabakasının altında yaşar ve insandan insana ağız ve dışkı yoluyla bulaşır. Bakterinin midede uzun dönemli enfeksiyonu, mide mukozasında kansere dönüşebilecek kronik bir iltihaba yol açabilir.
- Diyet: Nitrat ve nitritler özellikle tuzlanmış, tütsülenmiş et ürünlerinde (salam, sucuk ve salamura gıdalar) yüksek miktarlarda bulunur ve mide için kanserojen özellik taşır. Tuzlanmış et ve balık ürünlerinin sıklıkla tüketildiği Japonya ve Kore gibi ülkelerde mide kanseri sıklığı yüksektir. Sebze ve meyvelerden fakir beslenme, A ve C vitamini yetersizliği mide kanseri riskini artırır.
- Sigara ve Alkol Kullanımı: Sigara içenlerde mide kanseri sıklığı içmeyenlere göre 2 kat daha fazladır. Fazla miktarda alkol kullanımıyla da mide kanseri riskinin arttığı görülmüştür.
- Cinsiyet ve Yaş: Erkeklerde görülme sıklığı kadınlara göre 2 kat daha fazladır. 55 yaşından sonra mide kanseri gelişme riski artmaktadır.
- A Kan Grubu: Sebebi tam belli olmamakla birlikte, A kan grubu olanlarda mide kanseri riski diğer kan gruplarına göre daha fazladır.
- Obezite: Aşırı kilosu olanlarda mide kanseri ile birlikte başka kanserlerin riskinde de artış söz konusudur.
Mide Kanserinin Belirti ve Bulguları Nelerdir?
Mide kanserinin belirtileri sinsidir ve mide kanserine özgü değildir; bu durum çoğu hastada tanının gecikmesine yol açar. Erken bulgulardan biri, tümörde meydana gelen mikroskopik kanamalara bağlı olarak dışkıda gizli kan arama testinin pozitifleşmesidir. Kanamaya bağlı ortaya çıkan kansızlık (anemi) rutin kan tetkiklerinde saptanabilir.
Erken dönemlerde hazımsızlık ve hafif ağrı şeklinde, başka hastalıklarla karışabilen belirtiler görülebilir. Hastalık ilerledikçe iştahsızlık ve kilo kaybı belirgin hale gelir. Yemekle artan rahatsızlık ve şişkinlik hissi, erken doyma, bulantı ve kusma, yorgunluk görülebilir; tümörden kanamaya bağlı siyah renkte dışkılama olabilir. Mide kanserinde ağrı sık görülen bir bulgu değildir.
Bu belirtilerden bir veya birkaçına sahip olmak mutlaka mide kanseri olduğu anlamına gelmez — peptik ülser gibi daha sık görülen başka hastalıklar da benzer belirtilere yol açabilir. Belirtilerin sürmesi durumunda mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır.
Mide Kanseri Tanısı Nasıl Konulur?
Mide kanserinin tanısı hikâye, fizik muayene ve laboratuvar yöntemlerine dayanır.
- Dışkıda gizli kan testi: Mide veya bağırsaktaki tümörden kaynaklanan mikroskopik düzeydeki kanamayı saptamak için kullanılır.
- Tam kan sayımı: Olası bir anemiyi saptamak için kullanılır.
- Gastroskopi: Ucunda ışık ve kamerası olan, kıvrılabilir ince bir tüp ağızdan yemek borusu yoluyla mideye indirilerek mide incelenir. Bu yöntem hem mide içinin doğrudan görülmesini hem de doku örneği alınmasını (biyopsi) sağlar.
- Endoskopik ultrasonografi: Özellikle erken evre mide kanserinin mide duvarındaki derinliğini ve yayılımını göstermede kullanılır.
- Bilgisayarlı tomografi, ultrason, PET: Daha çok metastazları araştırmak için kullanılır.
Mide Kanserinde Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Mide kanseri tedavisi; tümörün boyutuna, yerleşimine ve yayılımına (evresine), ayrıca hastanın genel sağlık durumuna ve yaşına bağlıdır. Erken mide kanserinde amaç hastalığı tedavi etmektir. İleri evrelerde mide kanserinin tedavisi mümkün değilse amaç ağrıyı azaltıp beslenmeyi sürdürerek yaşam kalitesini artırmaktır (palyatif tedavi). Cerrahi müdahale tek küratif tedavi seçeneğidir; kemoterapi ve radyasyon tedavisi cerrahiye ek olarak veya palyatif amaçlı kullanılır.
Cerrahi Tedavi
Erken mide kanserinde endoskopi ile mukozal kesi yapılarak tümör ve çevresindeki doku çıkarılabilir. Midenin çıkarılması (gastrektomi), mide kanseri tedavisinde en sık uygulanan işlemdir; bu işlemde midenin tamamı veya bir kısmı çıkarılır. Mideye komşu organların (dalak) bir bölümü de çıkarılabilir ve çoğu vakada mide etrafındaki lenf nodları da alınır. Üst mide kanserlerinde mide ve yemek borusunun bir kısmı çıkarılır.
Midenin tamamının çıkarılmasını takiben yemek borusu doğrudan ince bağırsağa bağlanır; midenin kısmen çıkarılması hâlinde duruma göre mide, yemek borusuna veya ince bağırsağa bağlanır (bu bağlantılara anastomoz denir). Ameliyatta vücutta büyük kesi yapıldığı için çoğu hastada ameliyat sonrası ağrı, güçsüzlük, yorgunluk ve iştah kaybı görülür. İyileşme süreci hastanın yaşına, genel sağlık durumuna, hastalığın evresine ve ameliyat tipine bağlı olarak değişir.
Midenin tümünün veya büyük bir kısmının çıkarılması yemek alışkanlıklarında değişiklikler gerektirir: hastaların yemekleri sık aralarla ve küçük miktarlarda yemesi, şeker alımını azaltması, yağ ve protein alımını artırması, yemek sırasında içecek tüketiminden kaçınması önerilir. Midenin yalnızca küçük bir kısmı çıkarılan hastalar kısa süre sonra eski yeme alışkanlıklarına dönebilir.
Bu hastalarda, yenilen besinlerin hızla bağırsağa geçmesi sonucu dumping sendromu adı verilen; terleme, baş dönmesi, güçsüzlük ve kızarma gibi semptomlarla seyreden bir durum da görülebilir. Diğer uzun dönem komplikasyonlar arasında demir ve B12 vitamini eksikliği, yemek borusu iltihabı, osteoporoz ve bağışıklık sisteminin baskılanması sayılabilir.
Kemoterapi
Kemoterapi, ilaç kullanılarak kanser hücrelerini yok etme işlemidir. Cerrahi sonrası geride kalan kanser hücrelerini yok etmek veya nüksü engellemek amacıyla kullanılır. İlaçlar ağızdan veya damar yoluyla hastaya verilir; ishal, halsizlik, saç dökülmesi, enfeksiyona yatkınlık, iştah kaybı, bulantı, kusma ve anemi gibi yan etkiler görülebilir.
Radyoterapi
Yüksek enerjili X ışınları kullanılarak cerrahi sonrası geride kalan kanser hücreleri yok edilmeye çalışılır; radyoterapi bazen operasyon esnasında da uygulanabilir. Başlıca yan etkileri yorgunluk, bağırsak iltihabı ve deri irritasyonudur.
Mide kanserinde yaşam süresini belirleyen en önemli etken hastalığın tanı anındaki evresidir. Amerika Birleşik Devletleri'nin ulusal kanser kayıt sistemi SEER verilerine göre (2016-2022 dönemi), mide kanseri hastalarının yaklaşık üçte birinde (%32) tümör tanı anında mideyle sınırlıdır, yaklaşık dörtte birinde (%23) bölgesel yayılım vardır ve yaklaşık üçte birinde (%35) uzak organ metastazı bulunur.
Aynı kayıtta 5 yıllık göreli sağkalım oranı tüm evreler birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık %40'tır. Bu oran evreye göre çarpıcı biçimde değişir: mideyle sınırlı hastalıkta yaklaşık %78, bölgesel yayılım gösteren hastalıkta yaklaşık %39, uzak metastaz varlığında ise yaklaşık %8'dir.
Japonya ve Güney Kore gibi ulusal endoskopik tarama programı yürüten ülkelerde tanı, ortalama olarak çok daha erken evrede konulmakta ve buna bağlı olarak sağkalım oranları belirgin şekilde yüksek bildirilmektedir. Ülkeler arasındaki bu fark büyük ölçüde evre dağılımından kaynaklanır ve erken tanının önemini göstermektedir. Türkiye dahil pek çok ülkede mide kanseri için toplum tabanlı bir tarama programı bulunmamaktadır; bu nedenle yakınmaların ihmal edilmemesi ve risk taşıyan kişilerin izlenmesi belirleyicidir. Buradaki sayılar geçmiş yıllara ait büyük hasta gruplarının ortalamasıdır ve tek bir hastanın gidişatını öngörmez.
Mide Kanserinden Korunmak İçin Neler Yapılabilir?
- Sebze ve Meyve Tüketin: Taze meyve ve sebzelerden zengin bir diyet, özellikle C vitamini ve beta karoten içerenler, mide kanserine karşı koruyucudur. Yeşil sebze ve meyveler, turunçgiller, brokoli ve karnabahar gibi lahanagillerin tüketimine özen gösterilmelidir.
- Sigaradan Uzak Durun: Tütün, özellikle yemek borusunda ve mide ile yemek borusunun birleştiği kısımda kanser riskini artırır.
- Alkolü Kısıtlayın: Alkol, hücrelerde mide kanserine yol açabilecek değişikliklere sebep olabilir.
- Kırmızı Ete Dikkat Edin: Aşırı kırmızı et tüketimi (özellikle mangal/barbekü ile pişirilen) mide kanseri riskini artırır; bunun yerine balık ve küçükbaş hayvan eti tercih edilebilir.
- Nitrit ve Nitrattan Uzak Durun: Bu nitrojen bileşikleri özellikle işlenmiş etlerde (salam, sucuk) ve tuzlanmış-tütsülenmiş etlerde (jambon) bolca bulunur.
- Helikobakter Pylori Enfeksiyonunu Tedavi Ettirin: Bugün mide kanseri riskini azalttığı en iyi gösterilmiş girişim, H. pylori enfeksiyonunun saptanması ve tedavi edilmesidir (eradikasyon). Bakteri, Dünya Sağlık Örgütü'ne bağlı IARC tarafından birinci grup kanserojen olarak sınıflandırılmıştır. Kimin test edilip tedavi edileceğine yakınmalar, aile öyküsü ve endoskopi bulguları birlikte değerlendirilerek karar verilir.
Ülser benzeri bir yakınmanız olduğunda mutlaka bir doktora başvurun. Birinci derece akrabalarınızda (anne, baba, kardeş) mide kanseri öyküsü varsa bunu hekiminize bildirin: bu kişilerde H. pylori açısından test edilme ve gerektiğinde endoskopik izleme kararı, ailedeki olgu sayısına ve tanı yaşına göre bireysel olarak verilir. Genel toplum için rutin bir mide kanseri taraması ülkemizde uygulanmamaktadır.
Часто задаваемые вопросы
- Mide kanseri hangi sıklıkta görülür?
- Dünya genelinde en sık görülen beşinci kanser ve kansere bağlı ölümlerin beşinci sebebidir; yılda yaklaşık bir milyon yeni olgu bildirilmektedir (GLOBOCAN 2022). Doğu Asya, Doğu Avrupa ve Güney Amerika'da sıklık en yüksektir. Erkeklerde kadınlara göre yaklaşık iki kat sıktır ve ileri yaşta belirgin şekilde artar.
- Mide kanserinin belirti ve bulguları nelerdir?
- Erken dönemde belirtiler sinsidir ve hazımsızlık, hafif ağrı gibi başka hastalıklarla karışabilir. Hastalık ilerledikçe iştahsızlık, kilo kaybı, yemekle artan şişkinlik hissi, erken doyma, bulantı-kusma ve tümör kanamasına bağlı siyah renkte dışkılama görülebilir. Ağrı, mide kanserinde sık rastlanan bir bulgu değildir.
- Mide kanseri tanısı nasıl konulur?
- Tanı; hikaye, fizik muayene ve laboratuvar yöntemlerine dayanır. Dışkıda gizli kan testi ve tam kan sayımı ile başlanır; kesin tanı gastroskopi sırasında alınan doku örneğinin (biyopsi) incelenmesiyle konur. Endoskopik ultrasonografi, tomografi ve PET gibi yöntemler yayılımı değerlendirmek için kullanılır.
- Mide kanserinde hangi tedavi yöntemleri kullanılır?
- Tedavi; tümörün evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve yaşına göre planlanır. Erken evrede cerrahi tek küratif seçenektir — endoskopik mukozal kesi veya midenin tamamen/kısmen çıkarılması (gastrektomi) uygulanabilir. Kemoterapi ve radyoterapi, cerrahiye ek olarak veya ileri evrede yaşam kalitesini artırmak amacıyla (palyatif) kullanılır.
- Mide kanserinden korunmak için neler yapılabilir?
- Helikobakter pylori enfeksiyonunun saptanıp tedavi edilmesi (eradikasyon) riski azaltan en iyi kanıtlanmış önlemdir. Sebze-meyve ağırlıklı beslenme, sigarayı bırakma, alkolü ve tuzlanmış-tütsülenmiş gıdaları sınırlama da koruyucudur. Birinci derece akrabasında mide kanseri öyküsü olanların bir gastroenteroloji uzmanınca değerlendirilmesi önerilir.
Источники
Эта статья носит исключительно информационный характер и не заменяет профессиональную медицинскую диагностику или лечение. Пожалуйста, проконсультируйтесь с врачом по поводу ваших симптомов.
Запись на приём и вопросы
Чтобы узнать больше или записаться на приём, вы можете связаться с проф. д-ром Четином Караджой через WhatsApp или Instagram.

