Kolon ve Rektum Kanseri: Nedenleri, Risk Faktörleri ve Tarama Önerileri
Kolon ve rektum kanseri, kalın bağırsakta anormal hücre çoğalması sonucu gelişen ve dünyada en sık görülen ilk üç kanser arasında yer alan bir hastalıktır; yaşam boyu yakalanma riski ortalama %5'tir. Olguların büyük çoğunluğu iyi huylu bir adenomatöz polipten yıllar içinde gelişir ve %95'i adenokarsinom tipindedir. Ortalama riskli kişilerde tarama 45 yaşında başlar.

Изображение носит иллюстративный характер и не является фотографией нашего врача или реального пациента.
Kolon kanseri hangi bölüm bakar?
Kolon ve rektum kanserinde tanıyı Gastroenteroloji koyar; tedavi Genel Cerrahi ve Tıbbi Onkoloji ile yürütülür.
Какой специалист чем занимается
- Gastroenteroloji:
- Tarama, kolonoskopi ile tanı ve biyopsi alınması bu bölümün alanıdır.
- Genel Cerrahi:
- Tümörün çıkarılması ve bağırsak devamlılığının sağlanması cerrahi ekiplerce yapılır.
- Tıbbi Onkoloji:
- Ameliyat öncesi ve sonrası kemoterapi ile ilerlemiş hastalığın tedavisi bu bölümce planlanır.
- Radyasyon Onkolojisi:
- Özellikle rektum yerleşimli tümörlerde ışın tedavisi bu bölümde uygulanır.
Когда нельзя ждать
Gaz ve gaita çıkaramama, hızla artan karın şişliği veya bol kanama tıkanma belirtisidir; acil başvuru gerekir.
Kalın bağırsak veya kolon kanseri, dünyadaki en yaygın kanserler arasında yer alır; yaşam boyu kolon ve rektum kanserine yakalanma riski ortalama %5 dolayındadır. En sık 50 yaşın üzerindeki kişilerde ortaya çıkar ve cinsiyet farkı gözetmez. Son yıllarda dikkat çeken bir gelişme, 50 yaş altındaki erişkinlerde kolorektal kanser sıklığının artıyor olmasıdır; bu nedenle genç yaşta ortaya çıkan makat kanaması, süregen dışkılama değişikliği ve kansızlık yaşa bakılarak geçiştirilmemelidir. Bu kanserler, bazı hücrelerin uygun olmayan (anarşik) şekilde çoğalması sonucu gelişir; ortaya çıkan tümörler iyi huylu (sıklıkla polip) veya kötü huylu (kanser) olabilir.
İnce bağırsak yaklaşık 4-6 metre uzunluğundayken, kalın bağırsak yaklaşık 1,5 metre uzunluğundadır ve su ile elektrolitlerin emildiği organdır. Son on yıllarda tarama testlerinin yaygınlaşmasıyla kalın bağırsak kanserleri daha erken evrede saptanmakta ve tarama uygulanan yaş gruplarında ölüm oranları düşmektedir. Tümörlerin çoğunluğu kalın bağırsağın sol yarısında yerleşir; buna karşılık sağ (proksimal) yerleşimli tümörlerin oranı zaman içinde artmıştır ve bu tümörler daha geç belirti verdiği için kolonoskopide çekumun görülmesi önem taşır. Güncel küresel kanser istatistiklerinde kolorektal kanser, hem erkeklerde hem kadınlarda en sık görülen ilk üç kanser arasında yer alır ve dünya genelinde yılda 1,9 milyonun üzerinde yeni olgu bildirilmektedir.
Rektum Kanseri Nedir?
Kalın bağırsağın en uzun kısmı olan kolonda ortaya çıkan kanserlere kolon kanseri, makata yakın son kısımda ortaya çıkan kanserlere ise rektum kanseri denir.
Kolon Kanseri Kısa Sürede mi Gelişir?
Hayır; kalın bağırsak kanseri genellikle yavaş gelişir. Kolorektal kanserlerin büyük çoğunluğu, iyi huylu bir adenomatöz polipin yıllar içinde basamak basamak kötü huylu hâle gelmesiyle ortaya çıkar (adenom-karsinom sekansı) ve bu sürecin ortalama on yıl kadar sürdüğü kabul edilir. Kolonoskopik tarama aralıklarının uzun tutulabilmesinin ve polip çıkarmanın kanseri gerçekten önleyebilmesinin nedeni tam olarak bu yavaş seyirdir. Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi iltihabi bağırsak hastalıkları da kolorektal kanser riskini artırır; ancak bu hastalıklar tüm kolorektal kanserlerin yalnızca küçük bir bölümünden sorumludur. Düzenli olarak yaptırılan kolonoskopi tetkiklerinin, özellikle polip zemininde gelişen kolon kanseri olgularını önlemedeki rolü büyüktür. Bu tümörler yayılma ya da sıçramalarını yakın lenf damarlarına, toplardamarlara, karaciğer, kemik, prostat, mesane veya rahim gibi komşu organlara yapabilir. Kalın bağırsak kanserlerinin %95'i adenokarsinom grubundandır.
Senkron ve Metakron Kalın Bağırsak Kanseri Ne Anlama Gelir?
Kalın bağırsakta eş zamanlı olarak iki farklı bölgede kanser belirlenmesine "senkron bağırsak kanseri" adı verilir ve bu tür tümörlere %2-12 oranında rastlanır; tipik bir örnek, kalın bağırsağın hem sağ yarısında hem de rektum bölgesinde eş zamanlı kanser görülmesidir. Kalın bağırsakta farklı zamanlarda ve farklı bölgelerde kanser ortaya çıkmasına ise "metakron bağırsak kanseri" denir; rektum kanseri tedavisi gören bir hastada beş yıl sonra kalın bağırsağın sağ yarısında kanser saptanması buna örnektir. Bağırsak kanserinin karaciğere sıçraması (metastaz yapması) ise bunlardan farklı bir durumdur.
Kalın Bağırsak Kanseri Gelişiminde Risk Faktörleri Nelerdir?
- Yaş: Risk yaşla birlikte artar ve olguların çoğu 50 yaş üzerinde görülür; buna karşılık 50 yaş altındaki erişkinlerde sıklık son yıllarda artmaktadır ve ortalama riskli kişilerde tarama artık 45 yaşında başlatılmaktadır.
- Aile Öyküsü: Ailede birinci derece akrabalarda kalın bağırsak kanseri olan kişilerde risk 1,8 kat artar.
- Ailevi Polipozis Hastalığı: Familyal adenomatozis polipozis (FAP) ve Lynch sendromu (HNPCC, kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanser) olgularında bağırsak kanserine ek olarak rahim veya yumurtalık kanseri de görülebilir; Peutz-Jeghers sendromunda ise yaşam boyu kolorektal kanser riski belirgin şekilde artmıştır ve mide, ince bağırsak, pankreas, meme gibi başka organ kanserleri açısından da izlem gerekir.
- Beslenme Alışkanlıkları: Yüksek yağ ve kalorili (özellikle hayvansal yağ ağırlıklı) beslenme riski artırır. Düşük lifli beslenme de bir risk faktörüdür; sağlıklı beslenmede günde 20-35 gr lif tüketilmelidir, günde 17 gr'dan az lif tüketenlerde bağırsak kanseri riskinin arttığı saptanmıştır.
- Kırmızı ve İşlenmiş Et Tüketimi: Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), işlenmiş eti kolorektal kanser açısından kanserojen, kırmızı eti ise olası kanserojen olarak sınıflandırmıştır. Risk artışı, günlük tüketim miktarıyla orantılı olarak yaklaşık %15-20 düzeyinde bildirilmiştir; yani kat kat değil, ölçülü bir artıştan söz edilmektedir.
- Kişisel Öykü: Daha önce kalın bağırsak polibi veya kanseri geçirmiş olmak; yumurtalık, rahim veya meme kanseri öyküsü olan kadınlar da risk altındadır.
- İltihabi Bağırsak Hastalığı: Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı 10 yıldan uzun süredir varsa kalın bağırsak kanseri riski 2-3 kat artar. 54.478 hastayı kapsayan 114 bilimsel çalışmanın incelendiği bir meta-analizde, ülseratif kolitte 10 yılın sonunda %2, 20 yılın sonunda %8 ve 30 yılın sonunda %18 oranında bağırsak kanseri riski geliştiği bildirilmiştir; buna karşın 2.672 ülseratif kolit hastasının incelendiği başka bir çalışmada bağırsak kanseri gelişme riski %0,16, rektum kanseri gelişme riski ise %0,06 olarak belirlenmiştir.
- Obezite: Aşırı kilolu olmak ve spor yapmamak, kalın bağırsak kanseri riskini 1,5-2 kat artırır.
- Şeker Hastalığı: Diyabet riski %40 oranında artırır; insülin direnci olması da riski artırır.
- Sigara ve Alkol: Sigara tüketimi riski artırır. Alkolde risk artışı doza bağlıdır: günde 2-3 standart içkiyi aşan orta-ağır tüketimde kolorektal kanser riskinin yaklaşık %20-50 arttığı bildirilmiştir; düşük miktarlarda artış çok daha sınırlıdır.
- Gece Vardiyası: Uzun süreli olarak gece vardiyasında çalışmak da bir risk faktörüdür.
Bu risk faktörlerine rağmen, bağırsak (kolon) kanseri ve rektum kanseri gelişen kişilerin %75'inde hiçbir risk faktörü belirlenememiştir.
Kolon Kanseri Taraması Kaç Yaşında Başlar?
Bu, yazının en sık değişen ve en çok karıştırılan başlığıdır; çünkü uluslararası kılavuz önerisi ile Türkiye'de yürütülen ulusal tarama programının yaş aralığı aynı değildir.
Uluslararası kılavuz önerisi. Ortalama riskli erişkinlerde kolorektal kanser taramasının 45 yaşında başlatılması önerilmektedir. ABD Koruyucu Hizmetler Görev Gücü (USPSTF), 2021 yılında güncellediği öneride tarama başlangıç yaşını 50'den 45'e indirmiştir; gerekçesi, 50 yaş altındaki erişkinlerde kolorektal kanser sıklığının artıyor olmasıdır. Tarama 75 yaşına kadar sürdürülür; 76-85 yaş arasında karar kişiselleştirilir. Kabul edilen tarama yöntemleri arasında her 10 yılda bir kolonoskopi, yılda bir dışkıda immünokimyasal gizli kan testi (FIT) ve belirli aralıklarla BT kolonografi bulunur; en önemli nokta, seçilen yöntemin düzenli olarak uygulanmasıdır.
Türkiye'deki ulusal tarama programı. Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü ulusal kanser tarama programında kolorektal kanser taraması 50-70 yaş aralığındaki bireyleri kapsar ve iki yılda bir dışkıda gizli kan testi ile on yılda bir kolonoskopiye dayanır. Bu, kamu programının kapsadığı yaş aralığıdır; kişisel risk durumuna göre bir hekimin daha erken tarama önerebileceği anlamına gelir. İki bilginin birbirinin yerine kullanılmaması, hangi öneriden söz edildiğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Ailede kolon kanseri veya polip öyküsü, iltihabi bağırsak hastalığı ya da kalıtsal bir sendrom varsa tarama bu yaşlardan daha erken başlar ve daha sık tekrarlanır; bu durumda program aşağıdaki risk grubuna göre kişiselleştirilir.
Risk Gruplarına Göre Tarama Önerileri Nelerdir?
- Ortalama Risk Grubu: Kişisel veya ailesel bağırsak kanseri öyküsü olmayanlar bu gruba girer. Tarama 45 yaşında başlar; kolonoskopi seçilirse ve bulgu saptanmazsa 10 yılda bir, dışkıda gizli kan testi seçilirse yılda bir tekrarlanır.
- Orta Derecede Risk Grubu: Birinci derece bir akrabasında 60 yaşından önce kalın bağırsak kanseri ya da ileri adenom saptanmış olanlar veya iki birinci derece akrabasında yaştan bağımsız olarak bağırsak kanseri bulunanlar bu gruptadır. Bu kişilerde kolonoskopi 40 yaşında, ailedeki en genç olgunun tanı yaşından 10 yıl önce başlamak üzere yapılır ve genellikle 5 yılda bir tekrarlanır.
- Yüksek Risk Grubu: Ailevi adenomatöz polipozis (FAP), Lynch sendromu (HNPCC) gibi kalıtsal sendromu bulunanlar ile uzun süreli ülseratif kolit veya Crohn koliti olan hastalar bu gruba girer. Bu hastalarda tarama çok daha erken yaşta başlar, aralıklar kısadır ve genetik danışmanlık gerekir; izlem programı hastalığa özgü olarak belirlenir.
Часто задаваемые вопросы
- Rektum kanseri nedir?
- Kalın bağırsağın en uzun kısmı olan kolonda ortaya çıkan kanserlere kolon kanseri, makata yakın son kısımda ortaya çıkan kanserlere ise rektum kanseri denir.
- Kolon kanseri kısa sürede mi gelişir?
- Hayır, genellikle yavaş gelişir. Kolorektal kanserlerin büyük çoğunluğu iyi huylu bir adenomatöz polipten basamak basamak, ortalama on yıl kadar süren bir süreçte oluşur. Tarama aralıklarının uzun tutulabilmesinin ve polip çıkarmanın kanseri önleyebilmesinin nedeni budur. Kalın bağırsak kanserlerinin %95'i adenokarsinom tipindedir.
- Kolon kanseri taraması kaç yaşında başlamalı?
- Ortalama riskli erişkinlerde uluslararası kılavuzlar taramanın 45 yaşında başlatılmasını önerir; USPSTF 2021'de başlangıç yaşını 50'den 45'e indirmiştir. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü ulusal tarama programı ise 50-70 yaş aralığını kapsar. Ailede kanser veya polip öyküsü varsa tarama daha erken başlar.
- Senkron ve metakron kalın bağırsak kanseri ne anlama gelir?
- Kalın bağırsakta eş zamanlı iki farklı bölgede kanser görülmesine senkron kanser denir (%2-12 sıklıkta); farklı zamanlarda, farklı bölgelerde ortaya çıkan kansere ise metakron kanser denir. Bağırsak kanserinin karaciğere sıçraması (metastaz) ise bunlardan tamamen farklı bir durumdur.
- Kalın bağırsak kanseri açısından kimler risk grubundadır?
- İleri yaş, ailede kalın bağırsak kanseri öyküsü, FAP veya Lynch sendromu gibi kalıtsal polipozis hastalıkları, yüksek yağlı-düşük lifli beslenme, işlenmiş ve kırmızı et tüketimi, iltihabi bağırsak hastalığı, obezite, diyabet, sigara ve alkol kullanımı başlıca risk faktörleridir; buna karşın hastaların büyük bölümünde belirgin bir risk faktörü saptanmaz.
- Kimler kalın bağırsak kanseri açısından yüksek risk grubundadır?
- Ailevi adenomatöz polipozis (FAP) veya Lynch sendromu (HNPCC) gibi kalıtsal sendromu bulunanlar ile uzun süreli ülseratif kolit veya Crohn koliti olan hastalar yüksek risk grubundadır. Bu kişilerde tarama çok daha erken yaşta başlar, aralıklar kısalır ve genetik danışmanlık gerekir.
Источники
Эта статья носит исключительно информационный характер и не заменяет профессиональную медицинскую диагностику или лечение. Пожалуйста, проконсультируйтесь с врачом по поводу ваших симптомов.
Запись на приём и вопросы
Чтобы узнать больше или записаться на приём, вы можете связаться с проф. д-ром Четином Караджой через WhatsApp или Instagram.



